SAYSEN Eğitim ve Saymanlık Çalışanları Sendikası

CUMHURİYET BAYRAMI



 

Öğretmenler! Yeni nesli, Cumhuriyet’in özverili öğretmen ve eğitmenleri, sizler yetiştireceksiniz; yeni nesil, sizin eseriniz olacaktır. Eserin kıymeti, sizin yeteneğiniz ve özveriniz derecesiyle uygun olacaktır. Cumhuriyet; fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek karakterli koruyucular ister. Yeni nesli, bu kalite ve yetenekte yetiştirmek sizin elinizdedir. Sizlerin, seçkin görevinizin yerine getirilmesine büyük özveriyle varlığınızı vereceğinize hiç şüphe etmem. Ben millî öğretim ve millî eğitimimiz hakkındaki görüşlerimi çeşitli zamanlarda ve çeşitli nedenlerle söyledim. Fakat bu görüşlerimi birkaç kelimede toplayarak tekrar etmeyi faydasız görmüyorum. Öğretmenler! Erkek ve kız çocuklarımızın, aynı şekilde bütün ilim derecelerindeki öğrenim ve eğitimlerinin uygulamalı olması önemlidir. Memleket çocuğu, her öğrenim derecesinde ekonomik hayatta istekli, eser sahibi ve başarılı olacak şekilde donanımlı olmalıdır. Millî ahlâkımız, uygar ilkelerle ve hür düşüncelerle arttırılmalıdır. Bu çok önemlidir, özellikle dikkatinizi çekerim. Göz korkutma ilkesine dayanan ahlâk, bir erdem olmadığı gibi güvene de uygun değildir. Efendiler! Bu görüşümde sizin tamamen benimle beraber olduğunuza şüphe etmiyorum. Genel öğrenim ve eğitim programımız da bu temelleri içine alır. Fakat biliyorsunuz ki, görüşlerin, programların kesin ve açık olması çok önemli olmakla birlikte verim ve eser verebilmesi, onların becerikli, anlayışlı ve özverili öğretmenlerimiz tarafından okullarımızda çok büyük dikkat ve gayretle uygulamasına bağlıdır. İşte özellikle sizden rica edeceğim konu budur. Sizin başarınız, cumhuriyetin başarısı olacaktır. Arkadaşlar, yeni Türkiye’nin birkaç yıla sığdırdığı askerî, siyasî, idariî inkılâplar sizin, saygıdeğer öğretmenler, sosyal ve fikrî inkılâptaki başarılarınızla desteklenecektir. Hiçbir zaman hatırlarınızdan çıkmasın ki, “Cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister.”

 

Hâkimiyet-i Milliye: 26.08.1924

Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu

Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı

 

 

Cumhuriyetimizin 97. Yıl dönümünü kutladığımız bu günde, geleceğe dair ümidimiz, inancımız ve kararlılığımız hiç eksilmeden, Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ‘ü ve aziz şehitlerimizi saygıyla anıyor; Cumhuriyet Bayramımızı en içten dileklerimiz ile kutluyoruz.

 
CUMHURİYET
 
Halkın egemenliğini kendi elinde bulundurduğu ve bunu, arasından seçtiği milletvekili aracıyla kullandığı bir devlet şeklidir. ‘Cumhuriyet’, her ne kadar bizim dilimize Arapçadan geçse de; ‘Bütün halkın idaresi’ demektir. Bu kelime ‘cumhur’dan yani halktan çıkar. Cumhuriyette egemenlik, kral, kraliçe, padişah, sultan gibi tek bir kişiye ait değil halka aittir. Halk, belirli zaman aralıklarında oy vererek, yine halktan olan yöneticilerini seçer.
Ülkemizde, 29 Ekim 1923 tarihinde Cumhuriyet ilan edilmiştir; fakat aslında 23 Nisan 1920 tarihinden itibaren, Cumhuriyet yönetiminin alt yapısı atılmaya başlanmıştır.23 Nisan 1920’de “egemenliğin kayıtsız şartsız ulusa ait olduğu” belirtilmiş ardından bu yeni düzenin kurulması için hızla çalışmalar yapılacaktır. 1922 yılında bu çalışmalar doğrultusunda Padişahlık ve Saltanatı hukuken kaldırılmıştır. Önce TBMM, 1 Kasım 1922 gecesi almış olduğu karar doğrultusunda, “Halifelikle” “Saltanatı” birbirinden ayırmış ve Saltanatı tamamen kaldırmıştır.
Halifeliğin kaldırılmasına daha vakit vardır. Bu süreçte Vahdettin İngiltere ’ye sığındığı için yerine, Abdülmecit Halife olmuştur. Cumhuriyet’in ilanı edilmesiyle artık halifeliğinde kaldırılması zamanı gelmiş ve bu yönde hazırlıklar başlatılmıştır. Ardından 3 Mart 1924 tarihinde de Halifelik tamamen kaldırılmıştır. Bunlar Türkiye Cumhuriyetinin kaderini bağlayan aşamalardır. Cumhuriyet yönetimi ile Türkiye Hukuk devleti statüsü kazanmıştır.
Devletin bir kişinin mutlak hâkimiyeti çerçevesinde yönetilmemesi ve bu yönetimin hep bir ailenin nesillerinin elinde bulunmasına son veren; bunlar yerine halkın devlet yönetiminde söz hakkı sahibi olduğu bir ilkeye “Cumhuriyetçilik” denir.
Atatürk, Cumhuriyetçiliği, hükümdarlık ve saltanatı kaldırılmasında rol oynayan bir yönetim biçimi olarak nitelendirmemiş; Ülkeyi demokrasi ışığıyla aydınlatan bir anlayış olarak kabul etmiştir.
Cumhuriyet, düşünce ve aklın özgürlüğüdür.
Cumhuriyet, akıldır, bilimdir, akıl ve bilim eşliğinde çağdaşlaşmaktır. Cumhuriyet, cehaleti yenmektir.
Cumhuriyet, fakirliği yenmektir.
Cumhuriyet, hastalıkların kökünü kurutmaktır.
Cumhuriyet, toprak reformudur. Cumhuriyet, "Köylüyü milletin efendisi yapmak" için mücadele etmektir.
Cumhuriyet, ülkeyi demir ağlarla örmeye devam etmektir.
Cumhuriyet, kendi okulunu kendi yapmaktır.
Cumhuriyet, kız çocuklarını okutmaktır. Cumhuriyet, kadındır; okuyan, çalışan, bilimle, sanatla, sporla uğraşan kadındır.
Kadına kadınlık ve insanlık onuruna yaraşır biçimde davranmaktır. Kadını siyasal katılımcı yapmaktır Cumhuriyet.
Cumhuriyet, fabrikadır. Edirne'den Kars'a kadar bacaların tütmesidir, üretimdir.
Cumhuriyet, tarihine sahip çıkmaktır. Köklerden beslenip yeni yeni filizler
verebilmektir.
Cumhuriyet, Türkçedir, dil bilincidir. 600 yıldır Arapça ve Farsçanın baskısına yok olmaya yüz tutmuş, Türkçeye hiç uymayan Arap harfleriyle yazılmaya zorlanmış, adı bile unutulup Osmanlıca diye adlandırılmış Türkçeyi kurtarabilmektir Cumhuriyet.
Cumhuriyet, sanattır, sanatçıdır, çok sesli müziktir.
Aşık Veysel'in görmeyen gözleriyle çaldığı saz eşliğinde söylenen Atatürk'e Ağıt'tır Cumhuriyet.
Cumhuriyet Halkçılıktır: halktır, aydınlanmanın köyden başlatılmasıdır.
Cumhuriyet, laikliktir, din ve devlet işlerini ayrılmasıdır, tüm inançlara tahammül etmektir, din istismarına izin vermemektir. Dindara saygı, dinciye göz açtırmamaktır Cumhuriyet.
Cumhuriyet, Kuran'ı Kerim'i anlayarak okumaktır.
Cumhuriyet, Milliyetçiliktir: Her türlü ırkçılığı reddedip "Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir" diyebilmektir.
Cumhuriyet, Devletçiliktir: Devletin ve özel sektörün el ele Türkiye'nin kalkınması için mücadele etmesidir. Milli varlıklara sahip çıkmaktır.
Cumhuriyet Devrimciliktir: Muasırlaşmak, çağdaşlaşmaktır, sürekli yeniliktir, bilimdeki değişim ve gelişimi takip etmektir. "Dinamik devrimdir" Cumhuriyet. Atatürk'ün 1936'daki ifadesiyle ileride "Ay'a gidecek ayaklar arasında Türk ayakları görebilmenin hayalidir" Cumhuriyet.
Cumhuriyet, Atatürk'tür. Atatürk ise, 11 yıl aralıksız savaşmış, varını yoğunu bu savaşlarda kaybetmiş savaş yorgunu, yıkık bir toplumla Haçlı emperyalizmini yenen; yarı bağımlı, geri kalmış, bu biat toplumundan çağdaş bir ulus devlet ve özgür bireyler yaratan adamın adıdır. Emperyalizme karşı verdiği bağımsızlık ve çağdaşlaşma mücadelesiyle mazlum milletlerin kurtuluş reçetesini yüzyılın başında açıklayan adamdır Atatürk.
 
 



26 Ekim 2020


YORUM YAP

Yalnızca Üyeler yorum yazabilirler.
 


YORUMLAR

Ana Sayfa | Saysen | Genel Merkez | Mevzuat | Şubelerimiz | İletişim
Eğitim ve Saymanlık Çalışanları Sendikası © 2014 Tüm hakları saklıdır. Sitedeki bilgiler izinsiz kullanılamaz.